Gearbox Software’in yeni şaheseri karşımızda!
Şaheser diyerek abartılı bir giriş mi yaptım? Düşündüm, fakat aldığım keyif, yüksek eğlence unsuru, grafiklerdeki tat, harika seslendirmeler, mekan tasarımları, karakterler vs. kullandığım kelimelerin doğruluğunu perçinledi, en azından benim için...
Borderlands, aksiyon ve RPG (Role Playing Game – Rol yapma ) öğelerini birbirine karıştırmış, aksiyonu önde tutmuş, hızlı ve eğlenceli bir oyun. Karakterimizi birinci kişi gözünden FPS tabanında yönetiyoruz. Oyunumuz aslında senaryolar arasında klişe sayılabilecek bir hikayeye sahip, hazine avcılığı. Yılın RPG’leri arasında birinci olan Fallout 3 da aynı konuya sahipti fakat, böylesine ağır bir olay örgüsü yok. Fakat bunu çok da önemsemeyeceksinizdir, oyunun atmosferine katıldığınızda. Karakterimizle, bu hazinenin peşine düşüyoruz. Hazinede vaat edilenler ise, yüksek uzaylı teknolojiler, para, ün, ve kadınlar.

Karşınızda Claptrap!
Oyunumuzu açtıktan sonra, bizi bir menü karşılıyor, ve çok hareketli ve bence mükemmel bir karakterle tanışıyorsunuz, ClapTrap! Gearbox’un tüm oyunculara armağı olsun. Ben böyle hoş bir karakter görmedim. Menüde biraz beklediğinizde neler yapacağını görebilirsiniz. Mesela, beatbox yapabilir, dans edebilir, elinde kurukafa ile sizi selamlayabilir… Bu liste böyle uzar gider… ClapTrap’ımızla beraber menümüze bir göz atalım, karışık olan bir şey yok, buradan yeni oyuna başlayabilir ya da yükleyebilir, ayarlarınızı yapabilir, internetten oyuna dalabilirsiniz. Yine aynı şekilde indirilebilir içerikleri de buradan kontrol edebiliriz.
Yeni oyun dedikten sonra, yine hoş bir video ile karşı karşıyayız. Sonunda karakterimizi seçmemiz gerekmekte. Dört farklı karakterimiz var, bunları çok az da olsa açıklayayım size.
Karakterlerimiz kesinlikle Diablo 2 karakterleri ile benzerlik gösteriyor.
Soldier (Roland): Askeri eğitimi olan asker karakterimiz. Uzmanlaştığı silahlar tüfekler ve pompalı tüfekler. Kendine has özelliği ise Scorpio Turret. ( Otomatik Taramalı Tüfek )
Hunter (Mordecai) : Uzun mesafeli savaşta usta olan avcımız, dürbünlü tüfek ve altı patlarlarda uzman. Kendine has özelliği ise ‘Bloodwing’.
Siren (Lilith) : Hoş bir bayan olan Lilith, patlayıcı, şok ve zehirli silah kullanımında bir numara. Kendine has özelliği ise ‘Phasewalk’. Görünmez olup bir anda patlamalarla ortaya çıkabilir, dikkatli olmak gerek.
Berkserker (Brick) : Kaslı karakterimiz, yumrukları ve acıya dayanıklılığı ile öne çıkıyor, kendine has özelliği ise ‘Berkserk’. Etrafınız düşmanlar ile dolduğunda bu özellik ile kendinizi rahata çıkarabilirsiniz.

İşte karakterlerimiz : Roland - Lilith - Mordecai - Brick!
Karakter seçimimizin ardından mavi gözlü koruyucu meleğimiz ile karşılaşıyoruz, ve otobüsten iniyoruz. Karşımızda Claptrap. Biraz açıklamanın ardından bize Echo aracımızı veriyor, ve tüm özellikler karşımızda. Ardından Claptrap ile etrafı geziyor, etraf ile tanışıyoruz. Bunların ardından, Dr. Ned ile tanışıyoruz, kendisi bizim önemli kaynağımız. İlk görevlerimizi ondan alıyoruz, ardından da sağlık malzemelerimiz ona ait olan istasyonlardan.
Aynı şekilde de Marcus’un (Bizi Arid Badlands’a getiren otobüsün şöförü.) otomatlarından da silah alıp satabilir, şarjörlerinizi doldurabilirsiniz. Yüzlerce farklı silahın yanında, zırh veya bomba modları bulabilirsiniz. Karakter sınıflarına özel mod araçları da mevcut. Örneğin, bazı modlar, zamanla şarjör yenileyenler, ekstra tecrübe kazandıranlar… gibi bu örnekler arttırılabilir. Zırhlarımız, zamanla kendini yeniliyor, şarjı azalırsa tekrar doluyor. Ama eğer sıfırlanırsa, darbe alıyoruz ve sağlık paketi kullanmamız gerekiyor.
Bomba modları da değişken, düşmana yapışanından, mayın şeklini alana, patladığında size sağlık kazandıranından tutun da parça tesirli bombaya kadar seçme şansımız var. Oyuna sadece iki adet silah slotu ile başlıyoruz fakat, karakterimizin seviyesi yükseldikçe bu slotların sayısı da atlıyor. Her karakter her silahı kullanabiliyor fakat, farklılıklar özel özelliklerde ortaya çıkıyor. Her silah sınıfı 21. kademeye kadar yükselebiliyor, böylece silahları daha etkin kullanabiliyoruz.
Bolca düşmanımız var, bunlardan bazıları Bandit'ler, garip yaratıklarımız var, bunlar Skagg'lar. Bunlar, herşeyi yiyor, öğütemediklerini de kusuyor. Bunları her yerde görebileceğiz, içlerinden bolca malzeme vs. çıkıyor. Bunların yanında, uçan Rakk'lar da bolca önümüze çıkacak. Çöp kutularını, klozetleri, dolapları, çamaşır makinelerinin içlerini de es geçmeyin derim ben, içleri bolca dolu olabiliyor. Bunlardan çıkan silahlar, veya diğer malzemeler renklerine göre değerlendiriliyor. En değerlileri mor ve turuncu ile isimlendirilenler. Görev sonlarında ise son ve güçlü karakterle ile karşılaşıyoruz. (Nam-ı diğer Boss' lar) Ama seviyemizin çok üstlerinde ise seviyeleri, öldürmek çok güç. O yüzden etrafta seviye yükseltmeye çalışıp savaşmak daha mantıklı oluyor.

'' Not : Siz ikiniz arkadaş değilsiniz. ''
Eğer şansımız yaver gitmez de ölürsek, ‘Second Wind’ denilen ikinci şans ile etraftaki düşmanlardan birini vurursak yaşama dönüyor, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Eğer Second Wind ile başarısız olup ölürsek şayet, en yakın istasyondan hayata dönüyoruz, ama biraz da para kaybediyoruz. Malum yeni teknoloji, pahalı.
Oyunumuzun konusu ile bağlantılı görevlerin yanında, onlarca da yan görev mevcut. Bu da oyunun oynanma süresini uzatıyor. Mekanlar çizgisel, çok hoş. Unreal’ın grafik motorundan yararlanılmış, pek de iyi olmuş. Haritalar oldukça büyük. Ama bu kadar yolu tepmek zorunda değiliz, bir de aracımız var. Halo’vari bir araç, aynı zamanda silah ve roketle donatılmış. Seslendirmeler, diyaloglar ve müzikler yerinde ve doğru şekilde kullanılmış. Komik diyaloglar bolca mevcut, karakterimizin ve düşmanlarımızın da çığlık ve bağırışları güzel. Hele hele Lilith’in gülüşleri ayrı hoş, kendi gibi.
Tek kişilik oyunun yanında, çoklu oyuncu kısmı oyuna ayrıca keyif katıyor. PS3 oyuncularu PSN ağı üzerinden, PC oyuncuları, kendi LAN ağlarından veya Gamespy aracılığı ile internet üzerinden, Xbox 360 kullanıcıları da Live ağı üzerinden bu güzel oyunun keyfine çoklu olarak varabilirler. Hem böylece seviye atlamak daha keyifli, düşmanlar daha güçlü ve yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. İlla bir eksik nokta belirtmek gerekirse, oyunda ufak tefek yapay zeka sorunları mevcut. Düşmanlar saçmalayabiliyor. Bir de re-spawn (yeniden oluşma) hızı can sıkıcı olabiliyor, birkaç dakika içinde düşmanlar hızla oluşuyor. Sona gelirken, birkaç araştırma yaptım oyun hakkında, oyunun yurt dışı oyun sitelerinde aldığı not ortalaması 8.5 ila 9 arasında. Bu da yapımın kalitesini göstermekte. Şu günlerde oyunumuz için yeni bir indirilebilir içerik yayınlandı. Bu da Borderlands : Zombie Island of Dr. Zed. Bunu da inceleyeceğim, bitirir bitirmez, ki eminim bu ek paket de çok iyidir.
Kaçırmamanız gereken Borderlands, sizi dört farklı karakteri ile, hazine avına çağırıyor.
Haydi hep beraber Pandora’ya!
Hey, oradaki!
Aklında bir şeyler varsa neden yorum yazmıyorsun?
Bu arada yazarken lütfen nazik ol.